11. Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’nin Bu Yıl Teması “Dönüşüm”

“Her şey değişir”… 2.500 yıl önce söylenmiş olsa da bu söz, hep susturmaya çalışır egemenler. Bizi hiç bir şeyin değişmeyeceğine ikna etmek için ellerinden geleni yaparlar. Var olanın, ezelden beri olduğuna ve ebede kadar da olacağına inanmaya zorlarlar.
Kader derler… Tanrı buyruğu derler… Talih derler… Doğanın kanunu der dururlar. İsterler ki kabullenelim onların gücünü. Köle olmak için doğduğumuza, yoksulluğun kaderimiz olduğuna, güçsüz ve muhtaç olduğumuza, boyun eğmezsek yaşayamayacağımıza inandırmaya uğraşırlar bizi. Kimi zaman tatlı dille ama çoğu zaman kırbaçla, bileklerimize taktıkları zincirlerle, yeri geldiğinde kanımızı dökerek, derimizi yüzerek, al kan içinde bırakmaktan kaçınmayarak.

Izmir Tiyatro Festivali 1 Tekperde.com
Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali


Oysa biliriz içten içe değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu. Oynayarak karşı çıkmaya çalışırız kader denilene. Oyunun büyüsü değişimi getirir. Oyunlarda başka biri olabiliriz, başka türlü bir hayat sürebiliriz, oyunlarda yeneriz ejderhaları; temsilin gücünden alırız umudumuzu.
Tragedya, kader denilene karşı çıkmak için bir isyan olarak gelişmiş, ilkin. Ölümlü insanın ölümsüz tanrılara isyanını anlatmış biteviye. Değiştirmek ister tragedyanın kahramanı ama antik çağın egemenleri izin vermezler. Her tragedya başarısızlıkla biten bir isyanın sonunda tanrıların galibiyetiyle son bulur.
Böylece seyirciye değişimin bir hayal olarak çok güzel olduğunu ama sonunda gerçeğe dönülmesinin şart olduğunu vaaz eder.
Ama insan bir kere oynaya görsün, sahnedeki yenilgi hayata bir umut taşır. Yenilmiş olsan da değişim mümkündür. İşte tiyatro, içinde taşıdığı değişim umuduyla seyirciyi dönüştürür. Bir oyun seyreden, bir oyuna katılan dönüşür, başka biri olur. Sahnede anlarız kaplanın kağıttan, kralın çıplak olduğunu, ejderhanın alevinin yakmayacağını. Sahnedeki imkan seyirciye cesaret olarak akar.

Her değişim olumlu değildir elbet. Dönüşebilir ve Brecht’in okuyan işçisi gibi soru sormaya başlayabiliriz ya da Kafka’nın hamamböceği gibi başkalaşabiliriz.
Türkiye de bizleri, dünyanın tüm ezilenleri gibi seksenlerden başlayarak dönüşüm kandırmacasıyla başkalaşıma uğratmaya çalıştılar. Kırk yılı aşkın süre boyunca dönüşüm adı altında başkalaşıma uğratmak için çabaladılar. Daha çok sömürü için bizi insanlığımızdan çıkarmaya, doğayı bozmaya, çalıştılar.
İşte TAKSAV, 1993 yılından bu yana başkalaşıma karşı dönüşümü savundu. Devrimciliğin, asıl olarak değişimi kavramak ve mücadeleyi yeni koşullara göre dönüştürmekten geçtiğini bilenlerin vakfı oldu. Özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin, insanca bir hayatın, kuşu, börtü böceği, otları ve ağaçları, akarsuları ve denizleri de gözeten bir dünya ile mümkün olacağının bilinciyle dönüştü. Şimdi Cumhuriyet’in yüzyıl dönümünde devrimci umudu sahneye de taşımak için 11. İzmir Uluslararası Tiyatro Festivali’ne hazırlanıyor, Başkalaşıma direnmek ve sahneden sokağa hayatı dönüştürmek için çağırıyoruz sizi.

Festival Tarihleri: 1-11 Aralık

benzerler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Agon

Antik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölüm.

Okunası yazılar

E-Posta Bülteni Kaydı

Size sitemiz ve tiyatrolar ile ilgili haberler göndermek istiyoruz