Erdal Beşikçioğlu’nun Tiyatro Oyunları

5 Ocak 1970 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Orta öğrenimini İzmir Özel Türk Koleji’nde tamamladı. İzmir Narlıdere Mehmet Seyfi Eraltay Lisesi’nden mezun oldu. 1989 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na girdi. Konservatuar eğitimi sırasında William Guskill ile yaratıcı drama üzerine atölye çalışmalarına katıldı. 1993 yılında mezun oldu ve aynı yıl Devlet Tiyatroları’nda oyuncu olarak göreve başladı. 1995-96 sezonunda Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda müdür vekili olarak görev aldı.
Halen Ankara Devlet Tiyatrosu’ndaki görevine devam etmektedir.

1
İhtiyar Adam Ve Deniz (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

‘’Çağ, şarkı söylememizi emretti.
Sonra dilimizi kesip attı.

Çağ, akışa uymamızı emretti
Sonra tıpaya çekici vurdu.

Çağ, dans etmemizi emretti.
Sonra bizi demir pantolonların içine sıkıştırdı.

Ve sonunda çağ teslim aldı.
Talep ettiği bazı boklukları.’’

E.Hemingway

İhtiyar bir balıkçı olan Santiago, denizden 84 gündür eli boş dönmektedir. 

85. Gün tıpkı ilk günkü umutlarla açıldığı denizde, kayığına bindiğimizde hikayesi bize, av-avcı ilişkisi üzerinden insanın var olma arzusunu anlatırken, kendisi, eski görkemli zamanlarının hatırasıyla artık aklını bulandıran yalnızlığından nasıl kaçmaya çabaladığını gösterir.

Tüm korkuları, muziplikleri ve zaaflarıyla Santiago, büyük balığı yakalama düşüncesine öylesine bağlanmıştır 
ki mesele balığın kendisi olmaktan çıkmıştır.

Yine de o yolculuğuna tutkuyla devam edecektir.
Çünkü iyi biliyordur ki, kanıtlanan binlerce seferin önemi yok, her sefer yeni bir seferdir.

2
Otomatik Portakal (Uyarlayan, Yöneten)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

“Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum”
Anthony Burgess 

Türkiye’nin ilk senfonik rap müzikali! 
Suç ve suçlunun tarihe karışacağı mükemmel insan modelini yaratmak adına insana dair hiçbir şeyin kalmadığı bir düzen düşünün. Özgür irade olmadığı zaman ahlaktan bahsetmek mümkün müdür? 

Anthony Burgess’in yazdığı, Elvin&Erdal Beşikçioğlu’nun uyarlayıp yönettiği eserde; solistler Şanışer (Sarp Palaur), Sokrat St (Samet Gönüllü), Kamufle (Basri Fırat Bayraktar), Ados (Adem Oslu), Redo (Burak Kaya) ve Müjde Kızılkan’a Fatih Sönmez ve on sekiz kişilik dans ekibi eşlik ediyor.

3
Kazı Kazan Hakkı (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

“Yaşanmamış gerçek bir hikayedir.”

4
Miriam Yasta (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

“Yaşam devam eder, zaman geçer, insanlar gider. Bazen geri gelmezler. Sadece fotoğraflar kalır.” Robert Frank

Cenazeler ve yaslar… Yas tutmanın anılarla olan ilişkisi, fotoğrafın anlarla olan ilişkisi gibi bir yalnızlık taşır. Tıpkı genç Miriam’ın, cenazelere katılıp yasıyla varoluşuna dair bir anlam araması gibi.

Ama kendi iç dengenizi nasıl bulduğunuzun bir önemi yok, öyle değil mi? Onunla başkasının dengesini bozmadığınız sürece…

5
Acting (Oyuncu, Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Olmak ya da Olamamak Olmak ya da olamamak.

İnsanoğlunun doğduğundan bu yana tek varlık sebebi, çıkmazı… Kültürel yoksunlukta çürüyen bir toplumda varoluşunuza bir sebep ararken, hapishaneye düşseniz ve oradaki bir mahkuma, hayatınızı adadığınız tiyatro sanatı üzerinden oyunculuk çalıştırsanız? Bu yoksunlukta böylesi bir çaba sizin umutlarınızı yeşertir miydi? Yoksa bu batak dünyada oyunculuğun tanımının ün ve şöhretle sınırlı olduğu gerçeğiyle yüzleşip, tüm o vizyonunuzun, bilginiz dağarcığında kendi darağacınızı kurduğunu görüp derin bir yalnızlık duygusuyla mı boğulurdunuz?

Dolandırıcı Gepetto, dilsiz Horace ve oyuncu-yönetmen Robert’in, hayatta da aranan bu dipsiz soruya birlikte balıklama dalışlarının hikayesi. Olmak ya da olamamak…

6
Küvetteki Gelinler (Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Kadın, boğazı kesilmiş olarak bulundu…
Bavulda bulundu…
Merdivenlerin dibinde bulundu…
Ağzına paçavra bağlanmış halde bulundu…
Bulundu… bulundu… bulundu…

Üç kadının, aynı adam tarafından kandırılıp, dolandırılıp, yalnızlaştırılıp, sahte sözlerle sevilip ardından bulunmalarının, bavulda mı, çöpte mi, küvette mi bittiğinin hikayesi. Üç kadının tek hikayesi, bir avazda üç kadın… Şimdi sorun kendinize; üç değil, beş olsa, beş değil on binler olsa duyar mıydınız seslerini?

7
Fahrenheit 451 (Oyuncu, Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Arzulanan ve hayal edilen ütopik toplum modelinin anti-tezi niteliğindeki “distopya” kavramı;
gelecekte ya da kurgusal bir evrende geçen, özgürlüğün reddedildiği, bunaltıcı ve baskıcı bir
ideolojinin düzen adına yol açtığı korkuyu, acıyı, güvensizliği ve mutsuzluğu anlatır.
İnsan psikolojisinden başlayarak toplum düzenine yayılan bu denetlenemez kâbusta,
kurtuluş mümkün olsa bile onu gerçekleştirmek her zaman mümkün müdür?
‘Fahrenheit 451’; Bradbury’nin distopyası değil, açık seçik bizim dünyamızdır, kendi tarihimiz.
Zaman ise belirsiz değil, daima bu zamandır.
Şimdi sor kendine, kitap kağıtlarını tutuşturmayı sağlayan bir sıcaklık derecesi, düşünceyi
ortadan kaldırmaya yeter mi?

8
Cehennem (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Sanal olmasının gerçek olmadığı anlamına gelmeyen bir dünyada, her şeyi yapabileceğiniz, hissedip deneyimleyebileceğiniz bir hayatta, gerçeklik duygusunun sınırlarıyla oynamaya var mısınız? Peki neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bile unutursanız; kim olduğunuzu kim bilebilir?…”

Jennifer Haley’in yazdığı, Elvin Beşikcioğlu’nun yönettiği, Genel Sanat Yönetmenliği’ni Erdal Beşikçioğlu’nun yaptığı ”Cehennem” oyunu; gerçek dünyadaki yaşamın izlerini sanal dünyada sürerken, bizleri doğru ve yanlışla, kimliklerimiz ve hislerimizle, sanal ve gerçekle ikilemlerde dolaştırarak, yaklaşan yeni dünya düzeninin gerçekliğiyle baş başa bırakıyor.

9
Nina – İçi Doldurulmuş Martıların Hassasiyeti (Yönetmen, Trigorin)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Değişen dünyanın vahşi savaşında, ölülerin ortasında Nina, Trigorin ve Treplev… Hesaplaşmaların, soğuk esintisinde, hassas hislerin gidiş hikayesi.

10
Muse 90401 (Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Sanat Gezegeni’nden dünyaya gönderilmiş bir esin perisi olan “Muse”; Tolstoy, Shakespeare ve Leonardo Da Vinci’nin eserlerini yaratma süresinde onlara ilham vermek üzere görevlendirilmiştir. Lakin insan olma arzusu ile yanıp tutuşan Muse (esin perisi), ustaların kadın karakterlerin yarattıkları finalleri değiştirmeye çalışmış , bu nedenle ustalar tarafından Sanat Gezegeni’nin mahkemesine şikayet edilmiştir.  

Oyun “Muse”un mahkeme karşısında kendini savunması ile başlar. Muse’un en büyük arzusu insan olmak ve kendi eserini dünyaya bırakabileceği bir ustaya dönüşmektir. Acaba Muse’a “Bir şans daha “ verilecek midir?

11
Takan Takana (Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Her biri farklı takıntılara sahip altı OKB hastası bir terapistin bekleme odasında karşılaşır. Hepsinin aynı doktorla randevusu vardır. Ancak uçağı rötar yapan doktor bir türlü gelmez. İlk kez karşılaşan bu altı insan bir yandan doktoru beklerken bir yandan da birbirlerini tanımaya çalışır.

12
Delirium (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

“Küçük bir kırıntı. Küçücük bir inanç kırıntısı…Bir umut.”

“Delirium”un yazarı Enda Walsh’un, Dostoyevski’nin ölümsüz eseri “Karamazov Kardeşler” üzerinden, günümüz dünyasının acımasız, bencil, kaotik yapısına, aile içinden sarsıcı bir bakış. İnanç, sevgi, güven, umut çemberinde, çocukların ruhlarının parçalanılışının sarsıcı dünyasında yeşeren, bir umut hikayesi…

13
Pal Sokağı (Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Yaşam nedir?

Çocuklukla büyüklük arasına sıkışmış bir zaman diliminde oyunla gerçeğin birbirine karıştığı, kazananı, kaybedeni hiçbir zaman belli olmayan süresiz bir savaşın süreli bir parçası mı?

Büyüklerin yarattığı acımasız savaş ortamında, aniden büyümek zorunda kalan çocukların dünyasında keskinleşir değer yargıları… Dostluluk, ihanet, cesaret, korkaklık, masumiyet, kardeşlik, adalet…

Pal Sokağı Çocukları ile Kızıl Gömlekliler arasındaki ‘arsaya sahip olma’ oyunu, vatanını / toprağını koruma mücadelesine dönüşürken bizleri de haklılık kavramının göreceliğiyle baş başa bırakır.

Bir savaşın sonunda, bir taraf zafere ulaştığını sansa da biri ya da birileri ölür sonuçta…

Ve her zaman bir başkaları daha gelir, uğruna ölerek kazandığımız oyun alanımızda kendi yaşam alanlarının inşaatını başlatmaya..

Ferenc Molnar’ın dediği gibi;”Gerçekten, şu yaşam nasıl bir şey ki hepimiz onun, durmadan savaşan, bazen üzüntülü, bazen neşel hizmetkârlarıyız!”

14
1806 Laveyn (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Hiçbir şeyin belirtilmediği bir iş ilanı.. Tuhaf bir karşılaşma… İnsanın içindeki iyilik ve kötülüğün savaşını, doğa, sistem, açlık ve para üzerinden anlatan yazar Süleyman Karaahmet, insanlığın aklının ve sabrının ince çizgisi üzerinden giderek inançlarımızı sorguluyor.

15
Gidion’un Düğümü (Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Eğitim sisteminin çarpıcı bir şekilde irdelendiği Gidion’un Düğümü, bir birey yetiştirmenin sorumluluğunun sorgusunu, bir anne ve bir öğretmeni karşı karşıya getirerek, bizleri adalet, sanat, farkındalık ve suçluluk duygusu üzerinden gerçeklerle yüz yüze bırakıyor.

16
Tüy Kalemler (Oyuncu, Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Marquis de Sade’ın hikayelerine kulak verin! Kilisenin, paranın, giyotinlerin ve tüy kalemlerin büyük savaşına şahit olun! Doğanın ve ahlak kurallarının, sadeizmin kurucusu Marquis de Sade’ın hikayelerinde bir kez daha, en acımasız haliyle yüzleşmeye hazır olun! Fransız Devrimi’nin hemen ardından, Sade’ın akıl hastanesi yıllarında geçen Quills sizi, tüy kalemlerin yazdığı ve giyotinlerin susturamadığı hayatlara şahit olmaya çağırıyor ve gerçek sanatçının asıl zor zamanlarda var olabildiği bir kez daha kanıtlanıyor!

17
Aşk Aptalı (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Fool for love; isteyerek ya da istemeden, birbirleri olmadan yasayamayan iki insanın hikayesini gerçekçilik ve kara mizah öğeleri ile harmanlayip anlatmaktadır. May, Mojave çölündeki eski bir motelde saklanmaktadır. Eski ve aksi çocukluk arkadaşı olan Eddie, onu saklandığı yerde bulur ve kaçtığı yere dönmeye zorlar. Gerçek ve hayalin, yalan ve doğrunun, geçmiş ve geleceğin birbirine girdiği çarpıcı bir duygusal tecrübe gözler önüne serilmektedir.

18
Hizmetliler (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Kısır döngü bir yaşamın içine sıkışmış iki kişi. Bir ip cambazı gibi, düşüncelerinin kıvrımlarında dolaşan ötekiler. Gerçekle oyunun, oyunla kurgunun sınırında var olmaya çalışan hizmetliler. Yaşamın kıyısında; varlıktan hiçliğe dönüşen, yiten bir öteki hikayesi.

19
Ceza Külliyesi (Sanat Yönetmeni)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

“Buraya gelmeden önce size ceza külliyemiz hakkında bilgi verildi mi? Aslında sistemimiz açıklama yapmakla yükümlü değildir; ama sizin gibi önemli ve değerli bir heyet söz konusu olunca…”

20
An – Blink (Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Bir insanı görünür kılan nedir, onu farkedilir yapan? İnsanın onca çalışması, çabası, yaratması, giyinmesi, hep fark edilmek üzerine değil mi? Peki ya bir gün başkaları tarafından görünmediğini anlarsan ne olur? Kayıp giden hayatların arkasında iki insan; bir erkek, bir kadın. Yalnız hayatların buluştuğu sıra dışı bir aşk hikayesi…

21
Woyzeck Masalı (Yönetmen)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

İnsan nedir? Biraz toprak, biraz toz, biraz et, biraz kan mı? İnsanı insan yapan nedir? Georg Büchner, dünya tiyatro literatürünün en önemli oyunlarından biri olan Woyzeck’te insan olmak olgusunu; erdem, ahlâk ve iyilik kavramları üzerinden sorguluyor. Her zaman zorunlu ve haklı görülen savaşta; yoksulluk, sınıf farklılıkları, toplum baskısı içinde, insan daha fazla uçuruma sürüklenmeden insan olabilmeyi ve insan kalabilmeyi ne kadar başarır? Gerçekliğin saptığı böyle kaypak bir dünyada insan ne içindir?

22
Bir Delinin Hatıra Defteri (Yönetmen Yardımcısı, Oyuncu)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Hikaye Çar 1. Nikolay’ın baskıcı devrinde yaşamış küçük bir devlet memurunun hayatı üzerine merkezlenir. Günlük formatında yazılan hikaye, baş kahraman Popriçin’in deliliğe doğru gidişini anlatır. Yaşadığı sıkıcı ve tekdüze hayata bir de müdürünün kızına duyduğu aşk eklenince içinde bulunduğu girdap iyice büyür. Aksenti ivanoviç Popçirin’in baskıcı sistemde boyun eğmeme çabaları ve yaşadığı psikolojik gel-gitler kendisini İspanya Kralı sanmasına kadar devam eder ve akıl hastanesine kapatılmasıyla son bulur.

23
Aşk ve Anlayış / Love and Understanding (Oyuncu)

Erdal Beşikçioğlu'nun Tiyatro Oyunları

Aşk ve Anlayış, iki kişinin arasındaki ilişkiye bakan bir oyun.
Her ikisi de doktor olan Neal ve Rachel beraber yaşamaktadır.
Tıp fakültesinde okurken başlayan aşkları, zıtlıklar üzerine kurulu gergin bir ilişkiye dönüşmüştür. 
Neal’in çok eski arkadaşı Richie bir gün çat kapı geliverir.
Yapılmaması gereken her şeyi yapan biridir: Yalan söyler, uyuşturucu kullanır ve karısını döver.

benzerler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Tuluat

Modern tiyatronun özelliklerinden farklı olarak yazılı metin olmadan bir konu üzerinde oyuncuların sahnede doğaçlama olarak bir oyunu canlandırmaları.

Okunası yazılar

E-Posta Bülteni Kaydı

Size sitemiz ve tiyatrolar ile ilgili haberler göndermek istiyoruz