Hofesh Shechter’in Çifte Cinayeti Vurdu Beni

14 – 15 Kasım tarihlerinde İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde sahnelendi Hofesh Shechter’ın Çifte Cinayeti. Bu iki perdelik dans gösterisini izlemeye gitmeden önce görsellerden aklımda kalan sisli görüntü salonda da karşıladı seyirciyi gerçekten. Salon sisler içindeydi ve puslu bir atmosfer başarıyla sağlanmıştı. Sanki gösteri daha başlamadan performansın içine girmiş gibi olduk duyuları harekete geçiren sis bulutunun da yardımıyla. Benim de hep aklımın köşesindedir daha çok duyuyu harekete geçirmenin yollarını bulmak, daha fazla şemadan hafızaya işlemek ve çoklu etkiler oluşturmak. Hofesh de böyle düşünmüş olsa gerek.

İKSV 27. Tiyatro Festivali kapsamında Zorlu PSM’de ağırlanan gruplardan biriydi koreograf Hofesh Shechter’in dans topluluğu.  Prolog bir oyuncunun İngilizce “Hoş geldiniz” konuşmasıyla başladı. Dans performanslarında insan sesinin de aktif biçimde kullanıldığı örnekler günümüzde sıklıkla karşımıza çıkıyor, bu performansta da yer verilmiş insan sesine. Performansta zaman ilerledikçe de farklı sahnelerde çeşitli nidalar, çığlıklar eşlik etmeye devam etti. Ben de hareket ve sesin birlikte kullanımını sevenlerdenim. O nedenle bu çalışmaları hem yeni denemelere bir örnek olarak haznemde biriktirir, hem de insan hareket ve ses mekanizmalarının ortaklığından doğan estetiği doğaya uyumlu bulurum. Her ne kadar konuşma içeren bir girişe alışkın olmasak da dansların başlaması uzun sürmeyince bu kararında konuşma kullanımı devamındaki sahne ile oldukça bütünleşti.
          

Senkronizasyon kavramının bugün dansta ilk akla getirdiği şey, sahnedeki tüm dansçıların aynı açıyla, aynı yönde, aynı figürü, aynı anda icra etmesinden çok farklı. Giriş oyunundaki senkronizasyonu çok sevdim. Yüksek enerjik bedenlerin sahneyi bir anda doldurup her birinden gelen farklı hareket dizinlerinin birleşiminden oluşan uyum iyi bir girişti. İlk kostümler insanda ilk bölümün adını destekler nitelikte ve palyaço kostümü çağrışımı oluşturabilir özellikteydi geniş geniş yaka süslemeleriyle.  İlk bölüme Palyaçolar demiş koreograf.
    

Müzik elektronik, film müziklerinin gerilim sahneleri andıran arada bir de bilim kurgu film müziği çağrışımı yapan, kimi yerde metalik ses efektlerinin de kullanıldığı biçimdeydi. Bir ara ilk perdenin son sahnesinde piyano sesi duyuldu kısacık. Bazen de insanın arkaik dönemlerinden gelme bir ritüel müziğine dönüştü.
         

3637046 Db209D3F74B133590793F78F705E959E Tekperde.com
Hofesh Shechter’in Çifte Cinayeti Vurdu Beni

Koreografide kullanılan silahla vurulma ve düşme hareket kombinasyonu bir tema olarak sık sık kullanıldı. Bu vurulma teması çeşitli noktalarda seyirciye yeniden hatırlatıldı. Ancak bu rastgele bir yerleştirme miydi yoksa kurgunun bir parçası mı anlamak pek mümkün olmadı. Çünkü bence Hofesh performansın kurgusu ile ilgili sınıfta kaldı. Rastgele dağıtılmış farklı dans janrlarından hareket ve figür serpiştirmesi yapılmış gibiydi. Tabi kurgusu oldukça zayıf bir düzende. Ve bence kurallı danslardan verilen figür örnekleri de rastgele uygulanmış gibi durdu. Örneğin bir kadın dansçı koreografinin bir bölümünde bir anda baleden pas de bourrée en couru figürüne bağlandı. Fakat bunu yapayım derken, sola doğru giden bedende sağ ayağı önde bıraktı. Böylece pas de bourrée en couru yürüyüşü klasik baleden alınmış gibi görünse de bu yürüyüş kuralına aykırı biçimde uygulamış oldu. Peki ama bunu neden kullandı. Bir yenilik oluşturmak için ayak değiştirdik demek burada üzgünüm ki amacına hizmet etmemiş olur.

Performansta en sık kullanılan etki oluşturuculardan bir tanesi de ateşli silah sesini andıran ani bir patlama sesi ile sahnenin karartılmasıydı. Sahne ilk perdede defalarca karartıldı ve sonra dansçılar yeni bir formasyonla görünür oluverdiler. Sanırım seyirciyi o esnada kör etmiş oluyor ve sonra da seyircinin gözleri yeniden görmeye başlıyor. Sahne karartma diye bir şey mi kaldı ya Hofesh? Bir illüzyon yapayım derken bence şu unsur kesinlikle düşünülmeli; bu illüzyon bir yenilik içeriyor mu? Yenilik içermiyorsa ve illa ki sahneyi karartıp bir etki oluşturacaksam öyleyse burada süre çok çok önemli bir faktör, çünkü seyircinin uyaranlara açık olan algısı çok kısa bir süre sonra gerçek mekana kayar. Bu olmadan hemen sahnenin içine alabiliyorsan ne ala. Tabi ki dediğim gibi illa ki! sahneyi karartayım diyorsan… Biraz fazla kullanıldı bu yöntem. İkinci perdeye tam olarak odaklanamadığımı hissettim. Fakat çözüm sarılmaymış bunu, performansın Çözüm adındaki son bölümünde epik bir hamle ile sahneden inen dansçıların seyirciye sarılmaya başlamasıyla anladım. İnteraktif ortamın etkileyiciliğini de epilogda yaşamış oldu seyirci.

Son olarak mutlaka söylemeden geçemeyeceğim, dans eden bedenlerin bu genellikle keskin ve sert hareket yapılı koreografiyi böylesine bedenleştirerek somutlaştırmış olmaları bende hayranlık uyandırdı. Çünkü eserin genel yapısında hissedilen büyük bir patoloji göndermesi vardı. Adı üzerinde Çifte Cinayet. Patolojik kimlikler, patolojik toplum, patolojik katillerin patolojik kurbanları… bunları bedende somutlaştırmak gördüğüm sahnelerde asla kolay değildi. Hatta insan bazen zombiler mi dans ediyor, katiller mi, kurbanlar mı, yoksa tüm bu kimliklerin iç içe geçirilmiş hastalıklı toplumsallaşması mı diye düşünür oluyor. Bu düşünce zenginliğini sunması açısından şaşırtıcı bulduğumu belirtmek isterim.

Yine bekleriz.

Koreografi, Müzik: Hofesh Shechter
Palyaçolar – Işık Tasarımı: Lee Curran
Palyaçolar – İlave Işık Tasarımı: Richard Godin
Palyaçolar – Kostüm Tasarımı: Christina Cunningham
Çözüm – Işık Tasarımı: Tom Visser
Çözüm – Kostüm Tasarımı: Peter Todd
Topluluk: Hofesh Shechter Topluluğu
Tür: Performans
Seanslar
Afiş
Beste Naiboğlu
Beste Naiboğlu
Sanat ve bilimle uğraşır. Sahne Sanatları ve Davranış Bilim alanında akademik eğitimler almıştır; sanat psikoterapileri, üstün potansiyelli bireylerin sanat alanına süblime edilmesi, müzik ve dans alan çalışmaları ve araştırmaları yürümektedir. Akademik olarak sanat alanında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları, İstanbul Teknik Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Performans Anasanat Dalı’ndaki eğitimlerinin yanında, davranış bilim alanında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümü lisansını bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Aile Danışmanlığı Programını tamamladı. Hemen sonra İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Sanat Psikoterapileri Programına kabul edilerek bitirdikten sonra çalıştığı kurumda Üstün Potansiyelliler ve Sanat Terapi bölümlerini kurdu. Çeşitli sahne projelerinde yer almıştır ve sahne çalışmalarına devam etmektedir. Birçok çağdaş ve özgün eserler vermiştir, bu eserler ulusal ve uluslararası platformlarda sergilenmiştir. "Beste Naiboğlu Piyano Etütleri" isimli kitabı Eylül 2023'te Müzik Eğitimi Yayınları tarafından basılmıştır.

benzerler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Muhsin Ertuğrul

Türk tiyatrosunun batılı anlamda kurucusu olarak kabul edilen Muhsin Ertuğrul, sinema alanında da Türkiye'de ilk önemli katkıları gerçekleştirmiş; 1922-1939 yılları arasında Türkiye’de film yapan tek kişi olmuştur. Ailesi, sahneye çıkmasına karşı çıktığı için baba evinden ayrıldı ve tiyatro eğitimi için Paris'e gitti. Çağdaş Türk tiyatrosunun temelini atan ve geliştiren Muhsin Ertuğrul'a 23 Nisan 1979'da Ege Üniversitesi'nce fahri doktor payesi verildi. Sanatçı, ünvanını almak ve sanat yaşamının 70. yıl kutlamalarına katılmak üzere gittiği İzmir'de 29 Nisan günü kalp krizi sonucu hayatını yitirdi.

Okunası yazılar

E-Posta Bülteni Kaydı

Size sitemiz ve tiyatrolar ile ilgili haberler göndermek istiyoruz