Bir Ses Tiyatrosu Deneyimi: Dikiş Tutmayan Hasret | Bölüm:1 Kırık İğne 

Bir kadının elleriyle, kalbiyle diktiği ama yine de “dikiş tutmayan” bir hasretin hikayesi.

Ses tiyatrosu dizisi (podcast dizisi) olarak yayımlanan Dikiş Tutmayan Hasret, Türkiye tarihinde yer alan pek çok işçinin Almanya’ya uzanan göçebelik duygularını, hikâyelerini bu kez sesin anlatım gücüyle dramatik bir kurguyla ele alarak dinleyiciyle buluşuyor.

Projenin geçtiğimiz aylarda yayımlanan ilk bölümü, işçi göçünün ardında kalan duygusal kopuşları, suskunlukları ve kuşaklar arası hasreti merkezine alıyor.

Hikâye, geçim sıkıntısı nedeniyle Almanya’ya gitmek zorunda kalan bir terzi olan Gülizar’ın etrafında şekilleniyor. Gülizar’ın yolculuğu, yalnızca bir ülke değişimini değil; geride bırakılan hayatın, eksilen bağların ve tamamlanamayan duyguların izini sürüyor. Bavullarla başlayan bu süreç, mektuplar, sohbetler ve iç monologlar aracılığıyla derin bir iç hesaplaşmaya dönüşüyor.

Minimal anlatım dili ve akıcı ses tasarımıyla dikkat çeken Dikiş Tutmayan Hasret, göçü büyük olaylar üzerinden değil; küçük anların yarattığı duygusal ağırlık üzerinden ele alıyor. Proje, “gidenler ve kalanlar” ayrımından çok, göçün insan hayatında bıraktığı kalıcı boşluklara odaklanıyor.

Yaratıcı ekip, projeyi “anlatılmadıkça ağırlaşan hikâyelerin sesi” olarak tanımlarken; amaçlarının göçü romantize etmek değil, onun görünmeyen duygusal yükünü duyulur kılmak olduğunu vurguluyor.

Dikiş Tutmayan Hasret, dinleyiciyi yalnızca bir hikâyeye değil, ortak bir hafızaya kulak vermeye davet ediyor.

Oyun Özeti

Bir bavul dolusu anı, dinmeyen bir hasret…

1960’larda Türkiye’den Almanya’ya uzanan işçi göçünün izinde, Gülizar’ın hikâyesine kulak veriyoruz. Terzilikle evin geçimini sağlamak için Anadolu’dan İstanbul’a, oradan da Almanya’ya uzanan yolculuğunda onun göçebelik duygularına ortak oluyoruz.

Kaybolmuş bir mektubun eline ulaşmasıyla açılan kapıdan, Heim’daki odasından bize doğru süzülen Gülizar’ın sesi, göçün kalpte bıraktığı izleri anlamamıza yardımcı oluyor. Fabrika gürültüsünün, vapur seslerinin ve mektup satırlarının arasında; kadın emeği, gurbet ve dayanışmanın sesi yankılanıyor.

Bir kadının elleriyle, kalbiyle diktiği ama yine de “dikiş tutmayan” bir hasretin hikayesi.

Oyunun Künyesi
Yazan, Yöneten: Songül Öztürk
Gülizar: Merve Yüksel 
Frau Schneider: Kadriye Yılmazlı
Meryem: Songül Öztürk
Hasan: Umut Kenez 
Jenerik Seslendirme: Ceren Atlı
Topluluk: Stüdyo Bellek
Tür: Ses Tiyatrosu
Seanslar
Afiş

içerik ekle

sitemizde yayınlanmasını istediğin haber, eleştiri ve değerlendirme yazılarını kolaylıkla yayınlayabilirsin

benzerler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazar mısınız?

TekPerde olarak #Tiyatro ile ilgili eleştiri, haber, röportaj ve oyun tanıtım yazılarınızı bekliyoruz.

Okunası yazılar

E-Posta Bülteni Kaydı

Size sitemiz ve tiyatrolar ile ilgili haberler göndermek istiyoruz