Bihter Dinçel’in yazıp oynadığı, rejisini Emrah Eren'in yaptığı "Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?" adlı oyun ile ilişkim biraz mesafeli başladı. Baba Sahne’deki prömiyerde, birkaç ahşap sandalye ve bir merdivenle oluşturulan sahne düzeni ilk...
Giriş Notu: Sahne sanatları, insan zihninin en karanlık ve en karmaşık dehlizlerine ayna tutan yegâne alanlardan biri. İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin (İZDOB) sahnelediği IV. Murat operasını izlerken, esere yalnızca reji, dekor...
CAS, 10. sezonunun perdesini Joko’nun Doğum Günü ile açtı
Söyleşi /Hatice Türkoğlu
Joko’nun Doğum Günü, CAS’ın 2025 konservatuvar mezunlarından oluşan yedi kişilik oyuncu kadrosunu Muhammet Uzuner rejisinde yeniden aynı sahnede buluşturdu.
Joko’nun Doğum Günü’nü izlerken...
Sanat eğitimi yalnızca teknik beceri kazanmak değildir. Algıyı derinleştiren, estetik duyarlılığı geliştiren ve insanın kendi ifade biçimini keşfetmesine alan açan bir süreçtir.
Çünkü sanatsal gelişim, yalnızca teknik olarak ilerlemekle değil; neyi, neden ve...
Bir klasiği yeniden sahnelemekle, o klasikle konuşarak yeni bir oyun kurmak arasında önemli bir fark var. BGST Tiyatro’nun "Bahar Noktası Soruşturması", Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası'ndan, Can Yücel’in çevirisiyle Bahar Noktası'ndan yola...
"Hadi Öldürsene Canikom", geçen sezondan beri izlemek istediğim oyunlardan biriydi. Bu merakımın kaynağında ise metinden çok, Günay Karacaoğlu, Zeynep Kankonde ve Bülent Alkış gibi üç güçlü oyuncunun aynı sahnede nasıl bir enerji...
2026-27 tiyatro sezonu benim için Moda Sahnesi’nde "Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri" ile açıldı. Geçtiğimiz sezon programa girdiğinde merak ettiğim ancak bir türlü denk getirip izleyemediğim oyunlardan biriydi.
Édouard Louis’nin dünyasıyla ilk karşılaşmam...
Ne bu acele kuzum?
Alejandro Casona’nın Ağaçlar Ayakta Ölür oyununu izlerken beni ilk yakalayan şey aidiyet hissiydi.
Anlatılan anılar, yıllardır yerinden kıpırdamamış eşyalar, özenle korunan bir ev ve geçmişin izlerini taşıyan nesneler… Hepsi zamanın...
Ayrılıktan sonra sorduğumuz sorular bir yere ulaşıyor mu, bilmiyorum. Ulaşsa ne değişir, onu da bilmiyorum. Ama oyun boyunca Şenay Gürler her “Osman” diye seslendiğinde, kapıdan Osman’ın gireceğini bekledim. Gelmeyeceğini bile bile.
Beklemek çoğu...
Arçura Tiyatro’nun Ahmet Hamdi Tanpınar’ın "Abdullah Efendi’nin Rüyaları" eserinden yola çıkarak yeniden yazdığı tek kişilik oyununu Koma Sahnesi’nde izledim. İlgili kitabı daha önce okumamıştım ancak salondan çıktığım anda hissettiğim ilk şey, oyunun...