Her Şey Gözümüzün Önünde Oldu – BeReZe

Tiyatro BeReZe’nin 2023 Direklerarası Ödüllerinde ‘En Özgün Oyun‘ kategorisini fetheden oyunu. ” Her şey Gözümüzün Önünde Oldu”. Gerçekten bu ödülü ve de fazlasını hak etmiş bir eser. Bu ekiple bu yolla tanıştığım için de mutlulukla ayrıldım salondan. Ve de gerçekten her şey, her özgünlük gözümüzün önünde oldu tek perdede ve şahane bir anlatım ve akışla.

Salona girişime dönelim o zaman. Biz salona girerken sahnede yerini almış dört gencin birbirlerine kenetlenmiş duruşları, ritmik ve senkronize hareketleri, birazdan bize gerçekten özgün detaylar izleyeceğimizi müjdeliyordu adeta. İlk izlenim her alanda olduğu gibi tiyatroda da çok önemlidir.

Tatlı bir şok etkisi, ağzımızdan kaçan ‘vay be’ ünlemi bizi sonrasında izleyeceğimiz oyuna motive eder. Öyle de oldu… Dikkat, merak ve heyecanla (hatta ağzım açık duruşta) izlemeye başladım. Enerjisi yüksek ve tüm ruhunu katmış dört genç özellikle ve de yoğunlukla beden dillerini kullanarak hikayeyi anlatmaya başladılar. Repliklerin bir tık geride kalıp, başrolü jestlere kaptırdığı akıcı ve büyüleyici bir anlatım beni benden aldı cidden… Hareket tasarımını yapan kişiye de ekstra bir alkış yollayasım geldi acilinden…

Ibocan Tekperde.com
Yazan, Yöneten, İbrahim Can Sayan

Teknik olarak ‘senkronizasyon’ baş rollerden biriydi oyunda bence. Tüm performans, mizansen, dans ve duruşlarda ağırlığını koyan ‘senkronize hareketler‘ uzun yıllar oynanabilecek bir şaheserin doğuşunun en önemli detayını bize sunuyor daha ilk dakikalarda ve devamında…

Eski zamanlarda, bir krallığın hüküm sürdüğü bir ülkede yaşanan bir efsaneyi (mitosu) merkezine alan oyun bu seçimiyle de gayet doğru bir grafik yakalıyor. “Eşek kulaklı Midas” mitosu bazlı bu hikaye, evrensel bir sürü duygu ve duruma kapılarını aralıyor: Gıybet gibi, şüphe gibi, dedikodu gibi, endişe gibi… En ilkel endişe ve korkularımızla yüzleşiyoruz bazı anlarda hatta. ‘Hımm evet doğru ya…’ diyoruz. Günlük hayat içindeki normalleşmiş ama aslında hiç de normal olmayan kuşkularımız, sorunlarımız ve de endişelerimiz bu özgün anlatımda yerini buluyor. Ha bu arada oyunun komedi yönü de bu felsefik anlatım kadar güçlü. Epey güldüğümü söyleyebilirim. ‘Durr !! Girme oralara..!!’ repliğinin tatlılığını da artık orada yaşayın bi zahmet:)

Birbirinden yetenekli bu genç oyuncular oyuna kattıkları yüksek tempo ve enerjileriyle, ruhlarını ve her şeylerin katarak sundukları performanslarıyla bir çok ödülü bu alanda da hak ediyorlar. Tabi yazan ve yöneten hatta hareket tasarımını da yapan yetenek abidesi yönetmenleri İbrahim Can Saylan‘ı da ayrıca alkışlıyor ve diğer özgün oyunlarını da sabırsızlıkla bekliyorum.

Oyunun Künyesi
Yazan, Yöneten ve Hareket Tasarımı: İbrahim Can Sayan
Oynayanlar: Sevcan Başaydın, Can Çelik, Hatice Cansu Karagöz, Murat Kural
Müzik: İrem Bozdağ
Kostüm Tasarımı: Elif Temuçin
Işık Tasarımı: Yılmaz Gökgöz
Teknik Sorumlu: Buse Külekci
Fotoğraf ve Video: Okan Toktaş
Süre: 50 Dk.
Tür: Deneysel/Absürt
Seanslar
Afiş
Murat Adıgüzel
Murat Adıgüzel
İngilizce öğretmeni, tiyatro oyuncusu,yönetmeni, yazarı İzmir doğumlu bir tiyatroseverim:)3 tane yayınlanmış tiyatro oyunlarını içeren kitabım var.Seyahat etmeyi,yeni yerler keşfetmeyi çok seviyorum..

benzerler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Muhsin Ertuğrul

Türk tiyatrosunun batılı anlamda kurucusu olarak kabul edilen Muhsin Ertuğrul, sinema alanında da Türkiye'de ilk önemli katkıları gerçekleştirmiş; 1922-1939 yılları arasında Türkiye’de film yapan tek kişi olmuştur. Ailesi, sahneye çıkmasına karşı çıktığı için baba evinden ayrıldı ve tiyatro eğitimi için Paris'e gitti. Çağdaş Türk tiyatrosunun temelini atan ve geliştiren Muhsin Ertuğrul'a 23 Nisan 1979'da Ege Üniversitesi'nce fahri doktor payesi verildi. Sanatçı, ünvanını almak ve sanat yaşamının 70. yıl kutlamalarına katılmak üzere gittiği İzmir'de 29 Nisan günü kalp krizi sonucu hayatını yitirdi.

Okunası yazılar

E-Posta Bülteni Kaydı

Size sitemiz ve tiyatrolar ile ilgili haberler göndermek istiyoruz