Babamın Kelimeleriyle – İstanbul Devlet Tiyatrosu

Kanada’nın en iyi Homeros uzmanlarından, üniversitede Odisseia üzerine ders veren öğretim görevlisi Lou, babasıyla 15 yıldır tek bir kelime konuşmamış, hatta görüşmemiştir. Bir akşam polis karakolundan gelen telefonla babası, Lou’un hayatının ortasına bomba gibi düşer ve göl kıyısında kendi elleriyle yaptığı evde yalnız yaşayan Don’un demans hastası olduğu ve artık yalnız yaşayamayacağı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Lou, babasının bakımı için bakıcı Flora ile anlaşır. Flora Don’ın gündüzleri bakımını üstlense de, gece bakımı büyük bir sorundur. Lou hiç istemese de, yıllar evvel ayrıldığı eve geri dönmek zorunda kalır. Bakıcı Flora ara sıra Don’un ağzından dökülen, Lou’nun anlamsız olduğunu düşündüğü sayıklamaların, aslında Galce kelimeler olduğunu fark eder. Lou’ya göre babasının Galce bilmesine imkan yoktur.

Lou okulda öğrencilerine Homeros’un kelimeleriyle Odisseia destanını öğretirken, evde de Flora’nın yardımıyla, babasının ağzından dökülen Galce sözcüklerden, Dan’ın hayatındaki sırları ortaya çıkarmaya çalışır. Aslında Don’la ilgili hiç bir şey onun bildiği gibi değildir. Babasıyla dilleri ortakken bile iletişim kuramayan Lou, bunca yıl sonra, bebek adımlarıyla öğrenmeye çalıştığı yeni bir dilin, Galce’nin kelimeleriyle iletişim kurmaya, onu anlamaya çalışmaktadır. Babasının durumu kötüye gittiği için de, gerçekleri ortaya çıkarmak için  kısıtlı zamanları kalmıştır.

Dsc6164 1 Scaled 2 Tekperde.com
Yönetmen- M.Şamil Kafkas

Babamın Kelimeleriyle uzun bir aradan sonra bana yeniden, eski, güzel günlerdeki Devlet Tiyatrosunda oyun izlediğim hissini yaşattı. 

Oyun ilk anda dekoruyla öne çıkıyor. Mecidiyeköy Küçük sahnede seyirciyi mavi ışıklar altında, çok detaylı ve görkemli bir ahşap ev dekoru karşılıyor. Oyunun başlamasını beklerken dekoru keyifle inceledim.

İlk anda dekoruyla beni yakalayan oyun, başladıktan sonra da başarılı oyunculukları ve ışık tasarımıyla beni etkilemeye devam etti. Baba Don’u bir usta, Nişan Şirinyan, oğul Lou’yu Kerim Altınbaşak, bakıcı Flora’yı Gülüzar Oltulu oynuyor. Nişan Şirinyan bilinci gidip gelen, yaşlılık ve hastalığa teslim olmuş Don’ın boşluğunu, gelgitlerini başarıyla seyirciye aktarıyor. Kerim Altınbaşak’ı geçen sezon Her Şey Yolundaymış Gibi oyununda izlemiştim ama bu oyunda, metinin gücünün de etkisiyle çok başarılı ve etkileyici bir oyunculuk sergiliyor. Bakıcı Flora rolünde Gülizar Oltulu da gayet başarılıydı. 

Nasıl desem, rejisiyle, dekoruyla, ışığıyla, oyuncularıyla ve insana dokunan hikayesiyle,dört dörtlük bir oyun izledim. Özellikle Odissia destanıyla Don, Lou ve Flora’nın yaşadıkları arasında kurulan bağlantı, Lou’nun okulda anlattığı ders konusu ve evde yaşadığı olaylar arasındaki paralellik çok güzel işlenmişti. 

Güzel bir oyunun ardından mutlu bir şekilde salondan ayrılmanın, yolda oyunla içimden sessiz sessiz hesaplaşmanın, sonra da oyunla vedalaşmanın keyfi hiç bir şeyde yok.

Oyunun Künyesi
Yazan: Justin Young
Çeviren: Eylül Aktürk
Yöneten: M. Şamil Kafkas
Dekor Tasarımı: Aytuğ Dereli
Kostüm Tasarımı: Selin Ölçen
Işık Tasarımı: İ. Önder Arık
Müzik: Levon Eroyan
Yönetmen Yardımcısı: Kerim Altınbaşak
Asistanlar: Tılsım Tüfekçioğlu, Ayça Güngör Aşık
OYUNCULAR: 
Don: Nışan Şirinyan Lou: Kerim Altınbaşak Flora: Gülizar Oltulu
Sahne Amiri: İhsan Ata
Kondüvit: Onur Kaan Çelebi
Işık Kumanda: Yusuf Şahin
Suflöz: Şeyda Pektok
Dekor Sorumlusu: Yusuf Deveci
Aksesuar Sorumlusu: Hüseyin Baş
Kadın Terzi: Melek Akyüz
Erkek Terzi: Yakup Köşüm
Perukacı: Erkan Hekim
Projeksiyon Kumanda: Tamer Şalcı
Topluluk: İstanbul Devlet Tiyatrosu
Tür: Trajedi-Dram
Seanslar
Afiş
başak başak
başak başak
Tiyatro aşığı, profesyonel seyirci. Emekli finansçı. Evli, bir çocuklu, çok kitaplı birey.

benzerler

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Okunası yazılar

E-Posta Bülteni Kaydı

Size sitemiz ve tiyatrolar ile ilgili haberler göndermek istiyoruz